Güneş'e en yakın gezegendir ve gündüzleri aşırı sıcak, geceleri ise aşırı soğuktur. Merkür, Güneş Sistemi'nin en küçük ve Güneş'e en yakın karasal gezegenidir. Yaklaşık 88 Dünya gününde Güneş etrafındaki turunu tamamlar. Yüzeyi kraterlerle kaplıdır, atmosferi yoktur ve sıcaklık farkları çok yüksektir.Astrolojide iletişim, zeka ve akıl süreçlerini temsil eder. Merkür Hakkında Temel Bilgiler:
*Konum: Güneş'e en yakın gezegen (ortalama 58 milyon km).
*Boyut: Güneş Sistemi'ndeki en küçük gezegen (yarıçapı 2.439,7 km).
*Fiziksel Yapı: Katı, kayalık, kraterli yüzey; atmosfer yok.
*Yörünge Süresi (Yıl): Yaklaşık 88 Dünya günü.
*Kendi Etrafında Dönüş (Gün): Çok yavaştır; bir günü 1408 saat (yaklaşık 59 Dünya günü) sürer.
*Sıcaklık: Güneş'e bakan yüzü çok sıcak, karanlık tarafı ise çok soğuktur
Yoğun atmosferi nedeniyle sera etkisi çok güçlüdür ve en sıcak gezegendir. Venüs, Güneş Sistemi'nde Güneş'e uzaklık bakımından ikinci sıradaki, sıcaklık bakımından ise birinci sıradaki gezegendir . Güneşe uzaklık bakımından ikinci sırada olmasına rağmen en sıcak gezegen olmasının nedeni de atmosferinin gelen güneş ışınlarının dışarı çıkmasına izin vermemesidir.
Bilinen tek yaşam barındıran gezegendir ve su döngüsü sayesinde hayat mümkündür. Dünya,[a] Güneş Sistemi'nde Güneş'e en yakın üçüncü gezegen olup şu an için üzerinde yaşam ve sıvı su barındırdığı kesin olarak bilinen tek astronomik cisimdir. Radyometrik tarihleme ve diğer kanıtlara göre 4,55 milyar yıldan fazla bir süre önce oluşmuştur. Dünya'nın yer çekimi, uzaydaki diğer nesnelerle, özellikle Güneş'le ve tek doğal uydusu Ay'la etkileşime girer. Dünya'nın Güneş'in etrafındaki yörüngesi, 365,256 güneş günü, yani bir yıldız yılı sürer. Bu süre içerisinde Dünya, kendi ekseni etrafında 366,265 kez döner.[b] Dünya'nın dönme ekseni, yörünge düzlemine göre eğik olup bu eğiklik mevsimlerin oluşmasına neden olmaktadır. Dünya ile Ay arasındaki kütleçekimsel etkileşim; Dünya'nın eksenindeki yönelimi sabitler, gelgitlere neden olur ve dönmesini kademeli olarak yavaşlatır. Katı ya da kaya ağırlıklı yapısı nedeniyle üyesi bulunduğu yer benzeri gezegenler grubuna adını veren Dünya, bu gezegen grubunun kütlece ve hacimce en büyük üyesi olmasının yanı sıra Güneş Sistemi'ndeki en yoğun gezegendir.
Kızıl gezegen olarak bilinir ve gelecekte insan yaşamı için araştırılmaktadır. Mars (Eski Türkçede Bakır Sokım,[23] Merih[24]), Güneş Sistemi'nin Güneş'ten itibaren dördüncü gezegeni. Roma mitolojisindeki savaş tanrısı Mars'a ithafen adlandırılmıştır. Yüzeyindeki yaygın demir oksitten dolayı kızılımsı bir görünüme sahip olduğu için "Kızıl Gezegen" olarak da bilinmektedir. İnce bir atmosferi olan Mars gerek Ay'daki gibi meteor kraterlerini, gerekse Dünya'daki gibi volkan, vadi, çöl ve kutup bölgelerini içeren çehresiyle bir karasal gezegendir. Ayrıca dönme periyodu ve mevsim dönemleri Dünya'nınkine çok benzer. 2 adet uydusu bulunmaktadır. Mars'taki Olimpos Dağı (Olympus Mons, yüksekliği 21 km), Güneş Sistemi'nde bilinen en yüksek dağdır ve Marineris Vadisi (Valles Marineris, uzunluğu 4.000 km) adı verilen kanyon en büyük kanyondur. Ayrıca Haziran 2008'de Nature dergisinde yayımlanan üç makalede açıklandığı gibi, Mars'ın kuzey yarımküresinde 10.600 km uzunluğunda ve 8.500 km genişliğindeki dev bir meteor kraterinin varlığı saptanmıştır. Bu krater, bugüne kadar keşfedilmiş en büyük meteor kraterinin (Ay'ın güney kutbu kısmındaki Atkien Havzası) dört misli büyüklüğündedir.
En büyük gezegendir ve devasa fırtınalara sahiptir. Jüpiter gerek çap gerekse kütle açısından Güneş Sistemi'ndeki en büyük gezegendir . Nispeten düşük olan yoğunluğu (suyun yoğunluğunun 1,33 katı), gezegenin akışkan yapısı ve kendi çevresindeki dönüş hızının yüksekliği nedeniyle, Satürn kadar olmasa da ekvatorda geniş, kutuplarda basık elipsoid görünüme sahiptir. Yansıtabilirlik derecesi (albedo) 0,52 olan gezegen, böylece yüzeyine düşen Güneş ışığının yarıdan fazlasını görünür tarafta yansıtmaktadır.[17] Ancak kızılötesi alandaki ışınım ölçüldüğünde, Jüpiter'in, Güneş'ten aldığı enerjinin 2,3 katı kadarını dışarı yaydığı görülür. Bu nedenle gezegen, Güneş'e olan uzaklığına göre hesaplanan 106 K'den (-167 °C) çok daha yüksek bir etkin sıcaklığa sahiptir ve 126 K (-147 °C) sıcaklığında bir kara cisim gibi ışır. Jüpiter'in kendi içinde yarattığı bu enerji fazlası, gezegenin yer çekiminin etkisi ile yavaşça kendisi üzerine çökerek küçülmesi sırasında dönüştürülen potansiyel enerji ile açıklanmaktadır. Bu olgu Kelvin-Helmholtz mekanizması olarak adlandırılır
Halkalarıyla ünlüdür ve gaz devi sınıfındadır. Satürn veya Eski Türkçedeki adıyla Sekentir[17] ya da Sekendiz, Güneş'e en yakın altıncı gezegen ve Jüpiter'den sonra Güneş Sistemi'ndeki en büyük ikinci gezegendir. Ortalama yarıçapı Dünya'nın yaklaşık dokuz buçuk katı olan bir gaz devidir.[18][19] Dünya'nın ortalama yoğunluğunun yalnızca sekizde birine sahiptir, ancak Dünya'dan 95 kat daha büyüktür.] Satürn, neredeyse Jüpiter büyüklüğünde olmasına rağmen, Jüpiter'in kütlesinin üçte birinden daha azına sahiptir. Satürn, Güneş'in etrafında 9,59 AU (1.434 milyon km) mesafede 29,45 yıllık bir yörünge periyoduyla dolanır. Satürn'ün iç kısmının, derin bir metalik hidrojen tabakası, sıvı hidrojen ve sıvı helyumdan oluşan bir ara tabaka ve son olarak gazlı bir dış tabaka ile çevrili kayalık bir çekirdekten oluştuğu düşünülmektedir. Satürn, üst atmosferindeki amonyak kristalleri nedeniyle soluk sarı bir renk tonuna sahiptir. Metalik hidrojen katmanı içindeki bir elektrik akımının, Satürn'ün Dünya'nınkinden daha zayıf olan, ancak Satürn'ün daha büyük olması nedeniyle Dünya'nınkinden 580 kat daha büyük bir manyetik momente sahip olan gezegensel manyetik alanına yol açtığı düşünülmektedir. Satürn'ün manyetik alan gücü, Jüpiter'in manyetik alan gücünün yaklaşık yirmide biri kadardır.[22] Uzun ömürlü özellikler ortaya çıkabilse de, dış atmosfer genellikle yumuşak ve kontrasttan yoksundur. Satürn'deki rüzgar hızları saatte 1.800 kilometre/saat (1.100 mil/saat) ulaşabilir. Gezegen, daha az miktarda kayalık döküntü ve toz ile esas olarak buz parçacıklarından oluşan parlak ve geniş bir halka sistemine sahiptir. Gezegenin yörüngesinde 63'ü resmî olarak adlandırılmış toplam 292 uydudan oluşan bir uydu sistemi olduğu bilinmektedir;, bu sayıya halkalarındaki yüzlerce uyducuk dâhil değildir. Satürn'ün en büyük uydusu ve Güneş Sistemi'ndeki ikinci en büyük uydu olan Titan, Merkür gezegeninden daha büyüktür ve Güneş Sistemi'nde önemli bir atmosfere sahip olan tek uydudur.[
Eğik dönme ekseniyle dikkat çeker ve yan yatmış gibi döner. Uranüs, Güneş'e yakınlık bakımından yedinci gezegendir. Gazlı, camgöbeği renginde bir buz devidir. Gezegenin büyük bir kısmı, astronominin "buz" ya da uçucu maddeler olarak adlandırdığı maddenin süperkritik fazındaki su, amonyak ve metandan oluşur. Gezegenin atmosferi karmaşık katmanlı bir bulut yapısına sahiptir ve tüm Güneş Sistemi gezegenleri arasında 49 K (-224 °C; -371,2 °F) ile en düşük minimum sıcaklığa sahiptir. Gezegenin 82,23°'lik belirgin bir eksenel eğimi ve 17 saat 14 dakikalık bir geriye dönüş periyodu vardır. Bu, Güneş etrafındaki 84 Dünya yıllık bir yörünge döneminde kutuplarının yaklaşık 42 yıl sürekli güneş ışığı aldığı ve ardından 42 yıl sürekli karanlık olduğu anlamına gelir. Uranüs, Güneş Sistemi gezegenleri arasında en büyük üçüncü çapa ve en büyük dördüncü kütleye sahiptir . Mevcut modellere göre, uçucu manto tabakasının içinde kayalık bir çekirdek ve onu çevreleyen kalın bir hidrojen ve helyum atmosferi bulunmaktadır. Üst atmosferinde eser miktarda hidrokarbon ve karbonmonoksit ile birlikte karbondioksit tespit edildi. Uranüs'ün atmosferinde 900 km/sa (560 mph) en yüksek rüzgâr hızı, kutup örtüsündeki değişimler ve düzensiz bulut oluşumu gibi açıklanamayan birçok iklim olayı vardır. Gezegen ayrıca diğer dev gezegenlere kıyasla çok düşük iç ısıya sahiptir ve bunun nedeni belirsizliğini korumaktadır.
En uzak gezegendir ve çok güçlü rüzgarlara sahiptir.Neptün, Güneş Sistemi'nin sekizinci, Güneş'e en uzak ve katı yüzeyi bulunmayan gezegenidir. Gaz gezegenler sınıfında yer alan Neptün, Jüpiter ve Satürn'e kıyasla farklı yapısından ötürü buz devi olarak da sınıflandırılır. Güneş sisteminin Uranüs ile beraber en soğuk iki gezegeninden biridir. Katı yüzeye sahip olmamakla birlikte gezegenin dış katmanı genel olarak hidrojen ve helyumdan oluşur. İç katmanında ise gezegenin kütlesinin çoğu kayalık bir çekirdeğin üzerindeki sıcak ve yoğun maddelerden (su, metan ve amonyak) oluşur. Adını Roma deniz tanrısı Neptunus'ten alan gezegen, Güneş Sistemi'nde çapına göre en büyük dördüncü, kütlesine göre ise en büyük üçüncü gezegendir. Dünya'dan 17 kat fazla kütlesiyle, ikizi sayılabilecek Uranüs'ten biraz daha büyük ve daha yoğundur. Güneş'e olan uzaklığı ortalama 30 Astronomik birimdir 23 Eylül 1846'da keşfedilen Neptün,[1] deneysel gözlemlerden önce matematiksel tahminlerle tespit edilen ilk ve tek gezegendir.[18] Alexis Bouvard, Uranüs'ün yörüngesindeki beklenmeyen değişikliklere, bilinmeyen bir gezegenin kütleçekimsel etkisinin sebep olduğunu öngördü. Daha sonra Neptün, Johann Gottfried Galle tarafından Urbain Le Verrier'in tahmin ettiği pozisyonun çok yakınında bir bölgede gözlemlendi. Kısa bir süre sonra da en büyük uydusu Triton keşfedildi. Kalan 12 uydusu ise ancak 20. yüzyılda keşfedilebildi. Neptün şimdiye kadar sadece Voyager 2 tarafından ziyaret edildi.